Bir süredir moralim yoktu. Kendime zaman vermiştim. O
nedenle gönderiler gecikti. Şimdiden keyifli okumalar. Yorumlarınızı lütfen
belirtin.
"You can find the texts in both Turkish and English
below."
Turkish Text: İlayda ve Oğuz, birbirlerini çok seven ve aynı
zamanda da cinsel arzularının en yüksek noktada olduğu bir çiftti. Çoğu insan
gibi sıradan bir cinsel hayatları olduğu söylenemezdi. Onlarınki çok daha
renkli ve tutkunun her yönünü yansıtan bir şekildi. İlayda'nın biseksüel bir
kimliğe sahip olmasına karşın Oğuz bunu hiç sorun etmezdi. Etmesine de gerek
yoktu. Nitekim önemli olan saf sevgi ve mutluluktu.
Her günleri ayrı bir cennet gibi geçip giderdi. Pek tabii
bazen farklı şeyleri de arzulamaz değillerdi. İlayda'nın iş yerinden tanıdığı
Ela isminde bir arkadaşı vardı. Ela'nın da biseksüel olduğunu biraz geç
öğrenmişti tabii. Ama bu demek değildir ki telafisi olmasın. Zaten olmamıştı
da. İlayda ve Ela, zaman buldukça birbirleri ile oldukça şehvetli ve ateşli
zamanlar geçirirlerdi. Genelde İlayda baskın olmakla birlikte bazen gidişata
göre rolleri de değiştirdikleri olurdu. Ama tabii bu oldukça seyrek olurdu.
Birbirleriyle öpüşmeleri, göğüslerini avuçlamaları, tutkulu sesleri olsun son
derece samimi ve cinselliğin son seviyeleriydi hep. İlayda'nın sevdiği
şeylerden bir tanesi hiç kuşkusuz Ela'nın saçından tutup amına doğru
bastırmasıydı. Tabii İlayda'nın sevdiğini dediğime bakmayın, Ela da bundan pek
tabii deli gibi keyif alırdı. İlayda'nın sevdiği bir şey daha vardı ki o da
ayaklarına karşı ilgi verilmesiydi. Ela'nın ayaklarına öpücükler kondurması,
bazen kokmuş ayaklarını büyük bir tutkuyla soluyarak onun inlemelerini dinlemek
İlayda'ya oldukça zevkli gelirdi.
Ama tahmin de edebileceğiniz gibi bazen onlar da farklı
şeyleri aramıyor değillerdi. Ela da aynı İlayda gibi kocası olan bir kadındı.
Kocası Kaan ise adeta ona tapardı. Onun için yapmayacağı şey yok gibiydi. Tabii
bunu zaman gösterecek.
Yine şehvetten ve günah dolu bir gecenin bitiminde İlayda ve
Ela, beyaz ve ipek kumaştan olan yataklarının üzerinde serilmiş ve nefes nefese
idiler. İlayda söze atılarak, "Wowww, bu gerçekten bu zamankiler arasında
en iyisiydi," demesiyle cümlelerini aktarıyordu. Ela hafif bir tebessüm
ile, "Sen ve ikimizin olduğu bir denklemde tam olarak ne
bekliyordun?" diyerek imalı imalı İlayda'ya bakıyordu. İlayda'nın ne
zamandır düşündüğü bir şey ise konuşmaları arasında aklına gelmişti. "İstersen
biraz daha renklendirebiliriz?" Ela'nın gözleri fal taşı gibi açılmıştı.
Bir anda "Nasıllll?" diyerek tutkusunu göstermişti.
İlayda hemen lafa atıldı. "Biliyorsun ki Oğuz ile bu
konularda çok esneğiz ve ne zamandır kendi cinsel ilişkimizin dinamiğini
artırmaya yönelik yeni fantaziler kovalıyoruz. Ayrıca bana daha önce üstün körü
de olsa Kaan'ın cuckold eğilimi olduğunu söylediğini hatırlıyorum. Tüm bunları
birleştirdiğimizde bence oldukça renkli ve haz dolu bir gece geçireceğimize
inanıyorum." Ela'nın kafasında bazı şemalar otursa da hâlen tam manasıyla
olayın şeklini anlamamıştı. Tutkulu ve uslu bir kız gibi, "Ama
nasılll?" diyerek cümlesini yineledi. "Bak sen şu uslu kıza, nasıl da
gözlerini dört açtı hemen," diyerek o güzel tebessümünü göstermişti
İlayda. "Şimdi, senin ilişkimizdeki rolün genel olarak submissive
eğilimli. Bundan rahatsızlık duymadığını da biliyorum." "Evet,"
demişti Ela. "Ben de düşündüm ki bunu çift katmanına taşıyalım ve işin
içine de Kaan'dan kaynaklı olmak üzere Cuckold'u ekleyelim. Ayrıca asıl bomba
şimdi geliyor ki ne zamandır alabilmek için karaborsada günlerdir aradığım
shrink enjeksiyonunu bulabildim."
Ela birdenbire doğrulmuştu. Kafasında yüzlerce senaryo
şimdiden oluşmuştu bile. İlayda yavaş yavaş olaya geliyordu. "Bu
enjeksiyonu Kaan üzerinde kullanmak senin için bir sorun olur mu acaba?"
Ela, "Hahahaha, ne sorunu olacak. Kaan benim için her şeyi yapar. Sen
kafanda kurduğun sinsi şeye gel bakalım," dedi. İlayda da tebessüm ile
karşılık vererek, "Tamam tamam," diyebilmişti. "Şimdi, bu
enjeksiyonu Kaan üzerinde kullandıktan sonra takriben 1-2 cm boyutuna kadar
küçülmüş olacak. Hazır ol, güzel kısım geliyor. O hâliyle senin ayak
parmakların altında tüm geceyi geçirecek." Ela büyük bir kahkaha
patlatarak, "Ahhahaha," diyebilmişti. "Lütfen anlatmaya devam
ettttt." İlayda büyük bir sakinlik ve yüzünün altındaki yaramaz kız ile
anlatmaya devam ediyordu. "Sen zaten ilişkilerimizde de yer verdiğimiz
üzere bana hizmet edeceksin. İşte ayaklarımı öpmen, göğüslerimi okşaman ve
amımı yalamak gibi şeyler. Kaan pek tabii ayağının altında olacak ve bir diğer
bomba ise tüm bunlar olurken Oğuz'un da senin arkanda seni beceriyor oluşu
eşlik edecek."
Ela artık tam manasıyla kopmuştu. Bu sanırım onun için bir
rüya idi. Ayaklarının altında minicik kocası, önünde tutkudan deliye döndüğü
kızın kendisi ve eşsiz vücudu, arkasında ise onu sikecek güçlü bir erkek.
Sanırım değil, gerçekten cennetti. Bir an İlayda'ya, Oğuz'un onu becermesinin
kendisini rahatsız edip etmeyeceğini sormak aklına geldi ama biliyordu ki
İlayda gücü oldukça seven bir kızdı. Erkeğinin ona hizmet eden bir kadını
becermesini izlemek, onun gücünü görmek ona da zevk verirdi. Ayrıca Oğuz bu konularda
İlayda'ya her zaman özgürlük tanıdığı gibi, İlayda da Oğuz'a her zaman özgürlük
tanırdı. Esasen olan, her şeyin herkesin bilgisine dahilinde olması ve güven
üzerine inşaasıydı. O yüzden hemencecik vazgeçti. Onun yerine büyük bir arzu
ile, "Lütfenn, yarın bunu yapalım," diye yalvarır gözlerle İlayda'ya
bakıyordu. "Tamam o zaman uslu kız. Yarın yapalım, ahahaha."
Akşam olmuştu. İki çift de aynı odanın içinde
oturmaktaydılar. Konuşulması gereken tüm şeyler çok öncesinde konuşulmuş ve
herkes yapması gerekeni çok iyi anlamıştı. Enjeksiyonu Oğuz eline aldı. Biraz
sonra karısını becerecek olduğu kadının kocasını kendisi küçültecekti.
"Ela'nın ayak parmakları arasında şimdiden bol şanslar," diyerek
enjeksiyonu boynuna doğru saplamıştı. Sıvının kana karışması ile dönüşüm çok
hızlı gerçekleşiyordu. Kaan birkaç dakika içinde ufacık bir böcek gibi, yerde
belli belirsiz seçilebilen bir şekle bürünmüştü. Yukarıda ise üç tane, aynı
tanrı gibi duran karısı, Oğuz ve İlayda vardı. Üçü de yerdeki ufaklığa bakarak
aşağılar mimiklerle gülüşüyorlardı.
Şehvet dört koldan etkisini göstermiş olmalı ki herkes
olayın gerektirdiği şekle bürünmüştü. İlayda'nın üzerinde beyaz bir gömlek ve
bacağında siyah bir pantolon vardı. Kahverengi döşemeli bir koltuğa tüm
ihtişamı ile oturmuştu. Ela ise olması gerektiği gibi çıplak ve dünden beridir
arzuladığı efendisinin önünde büyük bir heyecanla beklemekteydi. Oğuz ilkin
yerdeki ufaklık olan Kaan'ı hemen Ela'nın sol ayak parmakları altına
sıkıştırmıştı. Oğuz onu koyarkenki biraz yakınlaşmasından bile o güçlü kokuyu almıştı.
Anlaşılan Ela ayaklarını yıkamayı unutmuştu. Belki de unutmamıştı. Ama ne fark
eder? Bu Kaan'nın sorunuydu. Kaan, Ela'nın ayağına konulur konulmaz Ela'nın
vücudu kasılmıştı bile. İçinde sanki sönmek bilmeyen bir ateş tutuşturulmuştu.
Kendisine dokunmak ya da dokunulması için yanıp tutuşuyordu.
İlayda o güzel ve mest eden sesiyle, "Oyun başlasın o
zaman," demişti. "Sen küçük köle, biliyorum ki ayaklarımı çok
arzuluyorsun. O nedenle bugün seni biraz zorlamak adına onları alışık
olduğundan farklı bir şeye bürüdüm," diyerek sinsi ve yaramaz kız modunu
çoktan açmıştı. "Tüm gün boyunca spor ayakkabılarım içinde yoğun bir
temponun artıklarını barındırıyorlar. İnan bana, bunu sevmeyebilirsin ama
onları koklarken şehvet duyduğunu bana hissettirmelisin, hahahaha." Ela şu
an bunların hiçbirini düşünemiyordu. Azgınlık tüm vücudunu ele geçirmişti.
Hemen efendisinin emrine itaat edip burnunu onun ayak parmakları arasına
sokmuştu. Offf, o da ne. Böyle bir koku olamazdı. İlayda ile bu anı pek çok kez
yaşamıştı ama ilk kez böylesine bir koku ile karşılaşıyordu. Oldukça yoğun ve
hafif burun çevirtecek bir kokuydu ama verilen emre itaat ederek ve Oğuz'un
sert bir şekilde içine girmesinin de etkisi ile ortam Ela'nın şehvetli
inlemelerine kalıyordu. İlayda ise oldukça mutlu görünüyordu. Bir keresinde
kocasının erkekliğine yine şahit oluyordu. Ayaklarının dibinde ise kokmuş
ayaklarından haz duyan ve istese yüzlerce erkeği peşinden sürükleyebilecek bir
kadın vardı. Eliyle amını okşuyordu o da.
"Kokusu nasıl benim uslu kölem?" "Mhmgmgm,
çok güzell efendim." "Hahaha, güzel o zaman. Kokla yaramaz kız,
kokla." Tüm bunlar olurken Kaan'ı umursayan kimse yoktu. Eğer ki Ela
şehvetli kasılmaları sırasında parmaklarının arasında ezmediyse de kokudan
dolayı ne derecede iyi durumda olduğu tartışılırdı. Konumu itibariyle Oğuz'u
rahatlıkla görebilen bir açıdaydı. Karısını siken gerçek bir erkeği, karısının
kokuşmuş ayaklarının altından izliyordu. Layık olduğu da buydu sanırım.
Ela çoktan kendini kaybetmiş, İlayda'nın ayaklarını yalamaya
geçmişti. İlayda da ara sıra onu çenesinden tutup yüzüne tokatlar atıyordu.
"Haa, hoşuna gidiyor mu küçük orospu?" Tokatlar seri bir şekilde
devam ediyor ve her tokattan sonra hemencecik yüzünü yeni tokata hazır konuma
getiriyordu. "Teşekkür et, köle." Ela azgın ve ateşli ses tonuyla,
"Teşekkür ederim efendim," diyerek sesini çıkarabiliyordu. İlayda
kıvrak bir hareketi ile Ela'nın saçından tutup amına doğru yapıştırmıştı. Aynı
bir oyuncak gibi onun üzerinde tüm hükmünü kullanarak ona hükmediyordu. Ela
büyük bir tutku ile efendisinin amını yalamak ile meşguldü. Oğuz hiçbir zaman
İlayda'nın amını yalamazdı. O nedenle bu ihtiyacını gidermesi için böyle
kölelerin olması son derece büyük bir şanstı. Ela iyice kafasını gömmüştü.
Arkada içine doğru girip çıkan koca bir yarak ve tüm yüzünü kaplayan bir am,
artık onu son noktaya getirmişti. Gözlerini devirmiş ve hazzın sonucu olarak
kıkırdamaları başlamıştı. "Hoşuna gitti sanırım," diye lafa girdi
İlayda. Ela'nın tek yapabildiği ise küçük bir orospu gibi ona bakabilmek ve
gülümser yüz mimikleri idi. Kaan gerçek manada kimsenin umrunda değildi. Herkes
onun varlığını çoktan unutmuştu bile. Zavallı Kaan. Umarım hâlen hayattadır.
Hazzın dorukları herkesi kuşatıp sarmıştı. İlayda, orgazm
hâline giriş amındaki dilin de etkisi ile güçlü bir boşalma yaşamıştı. Zevk
sularını ise ister istemez küçük orospusu Ela'nın yüzüne bulaştırmıştı. Ela da
dayanamamış olacak ki içine girip çıkan sikin etkisi ile o da sarsılarak güçlü
bir şekilde boşalmıştı. Oğuz prezervatif takmamıştı. Bu da demek oluyor ki
dışarıya boşalacaktı. Tabii ufak bir farkla, Ela'nın ayakları üzerine olacak
şekilde. Taş gibi olan sikini son kez okşayıp güçlü bir şekilde o da
boşalmıştı. Herkeste bir gevşeme hâli kendini gösterir oldu. Gece sanıldığından
daha zevkli geçmişti.
Oğuz biraz yakınlaşıp dölünün içinde debelenen şeye
bakıyordu. "Hahaha, Kaan'dı bu. Kaan'a bak sen. Bu kadar şeye rağmen
hayatta kalmayı başarmış." Odada bulunan herkes kahkaha atıyordu. Ela'nın
ayağı altında Oğuz'un yoğun spermi vardı. Açıkçası, onu yalayarak temizleyecek
bir ufaklığın olması da büyük bir şanstı. Ela, spermli olan ayağını yere
değdirmeden masaya geçip ayak ayak üstüne attı. Spermli ayağı havada salınan
bir şekilde idi. Üçlü, en iyi kararın, Kaan'ın spermleri temizlerken masada bir
kahve eşliğinde gecenin kritiğini yapmak olduğu sonucuna varmıştı bile. Zavallı
Kaan, karısının ayakları altında başka bir erkeğin spermini yalarken, masanın
yukarısındakiler kahkahalar eşliğinde keyiflerindeydiler.
//
English Translated Text:
İlayda and Oğuz were a couple who loved each other very much
and were also at the peak of their sexual desires. It couldn't be said that
they had an ordinary sex life like most people. Theirs was much more colorful,
reflecting every aspect of passion. Although İlayda identified as bisexual,
Oğuz never made an issue of it. There was no need to. After all, what mattered
was pure love and happiness.
Every day passed like a separate paradise. Of course, it
wasn't that they didn't sometimes desire different things. İlayda had a friend
from work named Ela. It took her a while to learn that Ela was also bisexual,
of course. But that doesn't mean it couldn't be made up for. And it was.
Whenever İlayda and Ela found the time, they spent very lustful and fiery
moments together. Generally, İlayda was dominant, but sometimes they would
switch roles depending on the flow of things, though this was quite rare. Their
kisses, the cupping of their breasts, their passionate voices—it was always
extremely intimate and the highest level of sexuality. One of the things İlayda
loved was undoubtedly grabbing Ela by the hair and pressing her head towards
her cunt. Of course, don't just take my word for it that İlayda loved it; Ela,
naturally, got a crazy amount of pleasure from it too. There was one more thing
İlayda loved, and that was having attention paid to her feet. Ela planting
kisses on her feet, sometimes inhaling her stinky feet with great passion and
listening to her moans, was very pleasurable for İlayda.
But as you can imagine, sometimes they too looked for
different things. Ela, just like İlayda, was a married woman. Her husband,
Kaan, practically worshipped her. There seemed to be nothing he wouldn't do for
her. Of course, time would tell.
At the end of another night full of lust and sin, İlayda and
Ela were spread out on their white silk bed, breathless. İlayda spoke up,
conveying her thoughts by saying, "Wowww, this was really the best one
yet." Ela, with a slight smile, looked at İlayda suggestively, saying,
"What exactly did you expect from an equation involving you and me?"
Something İlayda had been thinking about for a while came to her mind during
their conversation. "We could spice things up a bit if you want?"
Ela's eyes went wide as saucers. She instantly showed her passion by saying,
"Howwww?"
İlayda immediately interjected. "You know Oğuz and I
are very flexible about these things, and we've been chasing new fantasies to
enhance the dynamics of our own sexual relationship for a while. Also, I
remember you vaguely telling me before that Kaan has cuckold tendencies. When
we combine all of this, I believe we can have a very colorful and
pleasure-filled night." Although some schemas were forming in Ela's mind,
she still hadn't fully grasped the shape of the event. Like a passionate and
good girl, she repeated her sentence, "But howwww?" "Look at
this good girl, how her eyes lit up immediately," İlayda said, showing her
beautiful smile. "Now, your role in our relationship is generally
submissive-leaning. I know you're not uncomfortable with that."
"Yes," said Ela. "So I thought, let's take this to a couple's
layer and add the Cuckold element, courtesy of Kaan. Also, here comes the real
bombshell: I was finally able to find the shrink injection I've been searching
for on the black market for days."
Ela sat up abruptly. Hundreds of scenarios were already
forming in her head. İlayda was slowly getting to the point. "Would it be
a problem for you if we used this injection on Kaan?" Ela said,
"Hahahaha, what problem? Kaan would do anything for me. You get to the
sneaky thing you've cooked up in your head." İlayda replied with a smile,
"Alright, alright. Now, after using this injection on Kaan, he'll have
shrunk to a size of about 1-2 cm. Get ready, the good part is coming. In that
state, he'll spend the entire night under your toes." Ela burst out
laughing, "Ahhahaha. Please, keep talking." İlayda continued with
great calmness and a naughty girl beneath her face. "You will serve me, as
you already do in our relationships. Things like kissing my feet, caressing my
breasts, and licking my pussy. Kaan will naturally be under your foot, and the
other bombshell is that while all this is happening, Oğuz will be fucking you
from behind."
Ela had completely lost it now. This was probably a dream
for her. Her tiny husband under her feet, in front of her the girl she was
crazy with passion for and her unique body, and behind her a strong man who
would fuck her. Not probably, it was truly heaven. For a moment, it crossed her
mind to ask İlayda if Oğuz fucking her would bother her, but she knew İlayda
was a girl who loved power. Watching her man fuck a woman who served her,
seeing his power, would also give her pleasure. Besides, just as Oğuz always
gave İlayda freedom in these matters, İlayda always gave Oğuz freedom.
Essentially, everything was based on everyone's knowledge and built on trust.
So she quickly gave up the thought. Instead, with great desire, she looked at
İlayda with pleading eyes, "Pleeease, let's do this tomorrow."
"Alright then, good girl. Let's do it tomorrow, ahahaha."
Evening had come. The two couples were sitting in the same
room. Everything that needed to be discussed had been discussed long before,
and everyone understood what they had to do very well. Oğuz took the injection
in his hand. In a little while, he himself would shrink the husband of the
woman he was about to fuck. "Good luck in advance between Ela's
toes," he said, plunging the injection into his neck. The transformation
happened very quickly as the liquid mixed with the blood. Within a few minutes,
Kaan had taken on a form like a tiny insect, barely visible on the floor. Above
him stood his wife, Oğuz, and İlayda, like three gods. All three looked down at
the tiny thing on the floor, laughing with condescending expressions.
Lust must have shown its effect from all sides, as everyone
assumed the form required by the event. İlayda wore a white shirt and black
pants. She sat with all her splendor on a brown upholstered armchair. Ela, as
she should be, was naked and waiting with great excitement in front of her
master whom she had been desiring since yesterday. First, Oğuz tucked the tiny
thing, Kaan, under Ela's left toes. Even from the slight closeness as he placed
him, Oğuz caught the strong smell. Apparently, Ela had forgotten to wash her
feet. Or maybe she hadn't. But what does it matter? That was Kaan's problem. As
soon as Kaan was placed on Ela's foot, Ela's body tensed up. An unquenchable
fire seemed to have been lit inside her. She was burning up to touch herself or
be touched.
İlayda, with her beautiful and enchanting voice, said,
"Let the game begin then. You, little slave, I know you desire my feet
very much. For that reason, to challenge you a bit today, I've clad them in
something different than you're used to," she said, having already
switched on her sneaky and naughty girl mode. "They hold the residue of an
intense pace inside my sneakers all day long. Believe me, you might not like
it, but you have to make me feel your lust while you smell them, hahahaha."
Ela couldn't think of any of this right now. Horniness had taken over her
entire body. She immediately obeyed her master's command and stuck her nose
between her toes. Oof, what was that. There couldn't be such a smell. She had
experienced this moment with İlayda many times, but it was the first time she
had encountered such an odor. It was a very intense and slightly nose-wrinkling
smell, but by obeying the given command and with the effect of Oğuz entering
her hard, the scene was left to Ela's lustful moans. İlayda looked very happy.
Once again, she was witnessing her husband's manhood. At her feet was a woman
who took pleasure from her stinky feet, a woman who could have hundreds of men
chasing after her if she wanted. She was stroking her own pussy with her hand.
"How's the smell, my good girl?" "Mhmgmgm,
very nice, mistress." "Hahaha, good then. Sniff, naughty girl,
sniff." While all this was happening, no one cared about Kaan. Even if Ela
hadn't crushed him between her toes during her lustful contractions, the state
he was in due to the smell was debatable. From his position, he had a clear
view of Oğuz. He was watching a real man fuck his wife from under his wife's
stinky feet. I guess that's what he deserved.
Ela had long since lost herself and had started licking
İlayda's feet. İlayda would occasionally grab her by the chin and slap her
face. "Haa, you like it, little whore?" The slaps continued in a
series, and after each slap, she would immediately ready her face for the next
one. "Thank me, slave." Ela, in a horny and fiery tone, was able to
get out, "Thank you, mistress." With a nimble move, İlayda grabbed
Ela by the hair and pressed her to her cunt. Like a toy, she dominated her,
using all her authority over her. Ela was busy licking her master's pussy with
great passion. Oğuz never licked İlayda's pussy. Therefore, it was a great
fortune to have such slaves to satisfy this need. Ela had buried her head deep.
A big cock going in and out of her from behind and a pussy covering her entire
face had finally brought her to the breaking point. Her eyes rolled back, and
as a result of the pleasure, her giggles began. "I think you liked
it," İlayda chimed in. All Ela could do was look at her like a little
whore and make smiling facial expressions. No one really cared about Kaan.
Everyone had long since forgotten his existence. Poor Kaan. I hope he's still
alive.
The heights of pleasure had enveloped and surrounded
everyone. İlayda, entering a state of orgasm with the effect of the tongue on
her pussy, had a powerful climax. She had inevitably smeared her pleasure
juices on the face of her little whore. Ela, unable to take it anymore, must
have had a powerful climax herself, shaking from the effect of the cock going
in and out of her. Oğuz hadn't worn a condom. This meant he would cum outside.
With a small difference, of course, onto Ela's feet. He stroked his hard-as-stone
cock one last time and came powerfully as well. A state of relaxation began to
show in everyone. The night had been more pleasurable than imagined.
Oğuz moved a little closer and looked at the thing
floundering in his cum. "Hahaha, it was Kaan. Look at Kaan. He managed to
survive despite all this." Everyone in the room was laughing. Under Ela's
foot was Oğuz's thick sperm. Frankly, it was a great fortune to have a tiny
thing to clean it up by licking. Ela, without letting her spermy foot touch the
ground, moved to the table and crossed her legs. Her spermy foot was dangling
in the air. The trio had already concluded that the best decision was to critique
the night over a coffee at the table while Kaan cleaned the sperm. Poor Kaan
was licking another man's sperm under his wife's feet, while those above at the
table were enjoying themselves with laughter.
