Giantess The Tiny Whore

 


Yorumlarınızı ve değerlendirmelerini belirtmeyi unutmayın. Keyifli okumalar  



Fotokopi makinelerinin bitmek bilmeyen o sinir edici sesi tüm ofisin içerisinde varlığını hissettiriyordu. Buna klavyenin çıkarmış olduğu ses ve daha birçok insanın konuşmaları da eşlik ediyordu. Elif tüm bu keşmekeşin içerisinde kendisine tek huzur veren insan olan Zeynep'e doğru bakışlarını yöneltmişti. Bir anlığına ikisinin de göz göze gelmesi zamanı durdurmuş, tüm o anlamsız seslerin arasında ikisinin de kalbinin kıpır kıpır olmasına neden olmuştu. 



İkisinin tanışması aslında çok eskilere de gitmiyordu. Yaklaşık bir ay kadar ya vardı ya yoktu. Ama bu kısacık zaman bile onlar için yeri kolay kolay doldurulamayacak bir sürü anıyı biriktirmişti. Tabii burada önemli olan bir şey var ki her ikisi de cinsel yönelimleri açısından biseksüellerdi. Aslında bu şaşırtıcı ya da olağandışı bir şey değil. İnsanlar pek tabii kendi içlerinden geldiği şekilde hayatlarını yaşayabilirler. Fakat toplumun o baskıcı ve yadırgar otoritesi altında bu sanıldığı kadar kolay olmuyordu. O nedenle de ikisi birbirinin en büyük ve kıymetli nimetiydi. 



Fırsat bulabildikleri her anda birbirlerine âdeta cenneti yaşatıyorlardı. Yaraklar takma olabilir, ama o silahı kullananın elinde aslını da aratmazdı. En azından Zeynep ve Elif özelinde bu durum böyleydi. (: Bazen önden bazen arkadan bazen de ağızlarından olmak üzere türlü türlü şekillerde bunu yaşarlardı. Tüm bunlar olurken vücutlarının ateş gibi olması ve o haykırma noktasına gelen inlemeleri söylemiyorum bile. Birbirlerinin göğüsleri, ayakları, bacakları ve amlarını kimin ne şekilde öpüp yaladığı birbirine karışırdı. İki eşsiz vücudun bütünleşmesine şahit olunurdu her daim. 



Tabii her şey bunlar ile de sınırlı değildi. Elif'in ayrıca Giantess fetişi de vardı. Çoğu zaman hatta her zaman da denilebilir bunun hayali ile yanıp tutuşurdu. Tabii Zeynep'in buna karşın böyle bir fetişi yoktu. Hatta bununla ilgili hiçbir bilgisi dahi olmayabilirdi. Ayrıca Elif'in bu konuda radarına kestirdiği kişi Selin'di. Selin, Zeynep'in annesi olurdu. Elif'te içten içe arkadaşının annesine minik bir ufaklık olarak hizmet etmek gibi düşünceleri kendi içinde oldukça yoğun duygularla yaşardı. Selin'i her gördüğünde içi hemencecik kıpır kıpır olurdu. Aklından türlü senaryolar geçerdi. Bunu oldukça cazibeli bulmasındaki bir diğer etken ise Zeynep'in de kendine anlatmış olduğu kadarıyla Selin'in lezbiyen oluşuydu. Yaklaşık 40 yaşlarında olan Selin, doğal olarak Elif'in hayallerini süslüyordu. 



Zeynep'in de biraz özgür oluşu buradan gelmekteydi. Annesi birçok konuda özgür yetiştirmişti. Cinsel yönelimi de kuşkusuz oraya dayanmaktaydı. Yine bir gün ikilinin yatakta biri diğerinin dizinde başı olacak şekilde yatıp, her türden konuda sıcak sohbet ediyorlardı. Elif, "Zeynep sana bir şey söyleyeceğim ama beni yadırgamayacaksın," şeklinde sohbetin ortasına ilk ilmeği atmıştı. Zeynep de biraz kızar gibi bir tonda, "Ne yargılaması Elif, elbette seni her koşulda önyargısız dinleyebilirim," diyerek devam ettirmişti. 



Elif: Biliyorsun ki ikimizin de oldukça renkli hayatları var, bu bizi birbirimize de bağlayan en önemli şeylerden birisi. Fakat burada biraz ufak farkla benim başka renkli bir yönüm daha var. 



Zeynep: Hahahah, neymiş o renkli yön bakalım? Anlat biz de bilelim. (: 



Elif: Sabırsızlanma. Anlatacağım. Şimdi, benim kendimi bildim bileli bir küçülme arzum var. Belki biraz kulağa garip gelebilir ama sevdiğim kişilerin miniği olma duygusu bana çok sıcak geliyor. 



Zeynep: Ahahahah, sen de mi? Biliyor musun aslında bir ara bunla ilgili benim de bir ilgim olmuştu. Hatta annem bazen kendi zevkleri için özel olarak satın aldığı ya da kendi rızası ile küçülüp onun oyuncağı olan minik kadın ve erkek insanları vardı. 



Elif: Şaka yapmıyorsun değil mi? İnanmıyorum cidden. Annenin giantess fetişi mi var? 



Zeynep: Evetttt, hem de bu işin en iyilerinden olur kendisi. Ara sıra sohbet ettiğimizde bana partneriyle seviştiğinde minik insanlarına neler yaptığını anlatırdı hahahaha. 



Elif: Şu an ne diyeceğimi inan bilmiyorum Zeynep. Böyle bir şeyi cidden beklemiyordum. 



Elif artık mantığını işletmekten ziyade âdeta arzularının esiri olmuştu. Zeynep'in ağzından çıkan her kelime Elif'i biraz daha transa sokuyordu. Selin'e karşı duyduğu çekim artık çok daha farklı bir boyuta ulaşmıştı. Bu güçlü trans hâlinin de etkisi ile sözlerine girdi. 



Elif: Zeynep senden ilk kez gerçek bir manada bir şey istiyorum. Lütfen beni annenin küçük orospusu yap. Onun küçük orospusu olup ona hizmet etmek istiyorum. Bunu ne kadar istiyor oluşumu inan ki ben bile anlamlandırmakta zorlanıyorum ama lütfen bunu bana sağla. Sana yalvarırım. 



Zeynep: Hahahaha, sen ciddi misin Elif? Bir dakika. Sadece doğru anladığımı teyit etmek için soruyorum. Annemin küçük orospusu mu olmak istiyorsun? 



Elif: Evettt, bunu her şeyden çok arzuluyorum hem de Zeynep. 



Zeynep: Woww, sakinim. Biraz ani oldu ama hak verirsin ki böyle bir şeyi hiç beklemiyordum. Benim Elif'ime bak sen. Neler neler de istermiş haahhaha. 



Elif: Geç geç dalganı. Sana da olay çıktı zaten benim canım arkadaşım. 



Zeynep: Tamam tamam benim canım arkadaşım. Sana yardımcı olurum ama bir şartla. Kabul edersen. (:

  

Elif: Kabul. 



Zeynep: Hahaha, o kadar aceleci olma bence. Şartımı dinle önce bir. Sana bunu sağlarım. Ama annem ile olan zevkinden sonra en azından bir geceliğine de olsa benim ufaklığım olacaksın. (: 



Elif: Nasıl da hemen olayları kendi avantajına döndürüyorsun ama. Sen var ya hiç az değilsin eheheh. 



Zeynep: Yok be benim canım arkadaşım. Ben senin annemin ne derecede küçük orospusu olman için neleri göze alabileceğini görmek istiyorum sadece. (: 



Elif: O zaman bunu göreceksin benim arkadaşım. Tamam, kabul ediyorum. 



Zeynep: Hahaha, o zaman olmuş bil bunu. İlk fırsatta annem ile bunu konuşmuş olacağım. (:  



Aradan zaman geçti ve Zeynep annesine her şeyi tüm gerçekliği ile anlattı. Tabii kırk yaşlarında oldukça ateşli bir kadının eline 25 yaşlarının sınırında bir güzelliği küçük orospu olarak verecek olursanız ne şekilde olaya yaklaşabileceğini anlarsınız. Selin hemen dudaklarını ateşli bir şekilde ısırmıştı. Anne kız her detayı konuşmuştu. Özellikle süreç içerisinde fiziksel olarak zarar görmemesi üzerine her yönüyle anlaşıp, tüm boşlukları doldurmuşlardı. 



Geçen günlerin ardından her şeyin yaşanacağı gün gelip çatmıştı artık. Elif âdeta yerinde durmakta güçlük çekiyordu. Küçülme ise enjeksiyon ile gerçekleşecekti. Selin bu konuda zaten deneyimliydi. Elinin altından bu zaman kadar bir sürü ufaklık gelip geçmişti. Odasında bir sürü hazır bekleyen enjeksiyon vardı. Zeynep ve Elif, Selin'in yatak odasının kapısına gelmiş ve ayakta duruyorlardı. İki arkadaş birbirine sarılıp, Zeynep'in "bol şanslar benim canım arkadaşım" demesi ve Elif'in kapıdan içeriye girmesi ile her şey başlamıştı. 



Oda loş ve şehvetin somut hâlini yansıtıyordu. Elif'in içi daha da bir kıpır kıpır oldu. Odada Selin'in de partneri vardı. İsmini bilmiyordu ama çok da önemli değildi. Fakat oldukça güzel bir kız olduğunu kısacık bir bakıştan bile anlamıştı. 



Selin: Zeynep bana her şeyi tüm gerçekliğiyle anlattı Elif. Açıkçası bu senin için özel bir an olabilir ama benim cinsel hayatımda oldukça sıradan bir durum. Senin gibi nicesi bu odadan gelip geçti. Ya da dur, gelip geçemedi. (: Yani demem o ki kendine özel bir ayrıcalık bekleme. Bu enjeksiyonu sana enjekte ettikten sonra bu odanın da senin de tek gerçek efendisi ben olmuş olacağım. Senin zevk alıyor oluşun ya da olmuyor oluşun benim çok umurumda değil. Eğer bu konuda ufacık bile bir tereddütün varsa bunu hemen şu an sonlandırabiliriz. O yüzden son kez soruyorum. Hâlen istiyor musun? 



Elif: Tüm benliğimle istiyorum Selin Hanım. Biraz sonra sizin küçük orospunuz olmak düşüncesi beni âdeta deli ediyor. Arkadaşımın annesinin küçük orospusu olmak düşüncesi beni çıldırtıyor. En son olarak da bizzat arkadaşımın kendine küçük orospu olacağımı bilmek beni azgınlıktan kudurtuyor. O nedenle lütfen başlayalım. 



Selin tüm otoriter tavrıyla Elif'i büyük bir dikkatle dinledi. Büyük bir soğukkanlılık ile enjeksiyonu eline aldıktan sonra Elif'in boynuna doğru sapladı. Dönüşüm çok hızlı bir şekilde gerçekleşiyordu. Yaklaşık iki dakika sonra da tam manasıyla tamamlanmıştı. Elif yerde ufacık bir şekilde, önünde ise ne zamandır arzuladığı kadının devasa ayaklarını görmekteydi. "Öp bakalım küçük orospum," demesi ile Elif sanki büyük bir siki öper gibi öpücükler konduruyordu. 



Tabii bunlar oldukça basit ve ufak şeylerdi. Selin daha hızlı başlamak istiyordu. Yerden tuttuğu gibi Elif'i avucuna almış ve yatağa doğru yönelmişti. Diğer partner ise sırtüstü, bacaklarını açmış bekliyordu. Elif'in ilk durağı onun göğüslerinin arası olmuştu. Açıkçası baya büyük bir göğüstü. Elif'in de birkaç santimetre olduğu düşünüldüğünde kim bilir perspektifinden nasıl görünüyorlardı. Koku Elif'i mayhoş ediyordu. Biraz terli ve cinsel aktivitenin de artması ile daha da ter Elif'in çıplak vücudunda kendine yer buluyordu. Selin partnerini büyük bir iştahla sikerken Elif de iki göğsün arasındaki o daracık kısımda yaşam mücadelesi veriyordu. 



Azgın bir üslupla:  



Selin: Mhmhmh, benim küçük orospumun keyfi yerinde mi? Ahahahah. 



Açıkçası Elif'in hayalleri tam olarak bu muydu tartışılır, ama bu kadar hızlı bir giriş onun da tahmin ettiği bir şey değildi. Kendini âdeta küçük bir sürtük gibi görüyordu. Arkadaşının annesine ait olan küçük bir sürtük. Ama belki de onu diri tutan tek düşünce buydu. Küçük bedenini tüm bunlara karşı koruyan görünmez kalkan. Aklına sürekli bunları getiriyordu. Gece hızlı ilerlemeye devam ediyordu. Selin bizzat kendi vücudu nezdinde küçük orospusunu kullanacaktı. Partnerinin göğüslerinin arasından aldığı gibi onu ayak tabanlarının altına yerleştirmişti. Tempolu bir gece olduğundan koku burada da oldukça güçlüydü. 



Küçük orospu ilk andan itibaren olmak üzere nasıl bir şeyle karşı karşıya olduğunu çok iyi anlamıştı. Selin ara sıra müdahil olsa da genelde Elif'i çok umursamazdı. Onun odağı takma yarrağı ile önünde becerdiği kadındı. Ama Elif'in dünyasından her şey çok daha korkunçtu. İnleme sesleri, yatağın gıcırdaması, arkadaşı Zeynep'in dışarıda olduğunu bilmesi gerçeği... Hatta belki Zeynep şu an bu anları hayal edip kendini tatmin ediyor bile olabilirdi. Bu düşünceler küçük orospunun da iyice azgınlaşmasına neden olmuştu. Tabii bir kadının, üstelik yaşını da almış bir kadının ayakları altında onun cinsel seansına meze olmak farklı bir duygu da olsa, ara sıra gardının düşmesiyle oradan kurtarılmak için yalvaran sesler çıkarmıyor değildi. Ama bu oldukça anlamsızdı. Yalvarır nidalarına karşı aldığı tek yanıt, ciyaklayan kadının inlemeleriydi. Ayrıca bu nasıl bir kadındı ki bu kadar zaman geçmesine rağmen hâlen sikmekten yorulmamıştı. Altındaki kadın için bir lütuf mu yoksa bir ceza mı ikilemi, yanıtlanması güç bir soruydu. Ama şu an kendi gerçeklikleri ile mücadele etmesi daha önemliydi. 



Selin, Elif'i ayağının altından almasının üzerinden biraz geçmişti. Tabii her iki partnerin de bu güzel gece boyunca akıttıkları cinsel zevk suları pek çok yere bulaşmıştı. Selin ilkin Elif'i tutuğu gibi amına yapıştırdı. 



Selin: Yala küçük orospu. Bunu istiyordun değil mi? Yala madem o zaman. Ahahhahah. 



Elif: Evet, efendim. Sizin zevk sularınızı yalayabilmek için günlerdir can atıyorum. Bana bu şansı verdiğiniz için teşekkür ederim. Mhmhmhmh. 



Selin: Seni küçük sürtük. Daha seninle işim bitmedi merak etme. (:



Elif büyük bir çalışma ile birlikte tüm zevk sularını küçük midesine doğru göndermişti. Az önce bir kadının vajinasından akan sıvının şimdi onun içinde, onun midesinde olduğunu bilişi istemsizce onu da zevke getiriyordu. Küçük bir orospu olabilir ama hâlen onun da cinsel mekanizmaları işliyordu ve hiçbir şeyin de eksilmediğini söyleyebiliriz. (: 



Elif'i bekleyen belki de son sınav en zorlarından birisiydi. Selin koca götünü ona doğru döndürmüş ve sinsi gülüşüyle alay edercesine bakıyordu. Elif başına geleceği anlamıştı ama elinden de bir şey gelmezdi. 



Selin: Hışşt, küçük orospu. Bak burada senin için kocaman bir hediyem var. Hahahahaha. 



Elif korkar adımlarla dizlerinin üzerinde sürünerek devasa kalçaya doğru âdeta sürünüyordu. Selin onun yardımına hemen koşarak yardımcı oluyordu. Eliyle kavradığı götünün arasına almıştı. Elif neye uğradığını şaşırmıştı. Her taraf karanlık ve kokuluydu. Selin hareket ettikçe de istemsizce götünün derinliklerine doğru kayboluyordu. Doğal olarak bir korku tüm benliğini sarmıştı. Hayatının sonunun arkadaşının annesinin göt deliğinde son bulmasını istemiyordu. Korku ve bir temenniyle birlikte Selin'in onu orada unutmamasını diliyordu. Yatağın çıkardığı gıcırtıdan dolayı onların hâlen seviştiklerini anlayabiliyordu. Muhtemelen partneri Selin'in üzerine çıkmış ve amına takma yarrağı sokmak için Selin'in çaba harcamasına bile müsaade etmiyordu. Kendisi girip girip çıkıyordu. Neyse ki bu şekilde daha fazla sürmemişti. Elif'in üzerine doğru gelen bir parmak şıp diye onu o karanlıktan çekip çıkarmıştı. Temiz nefes, ışık ve özgürlük. Bunlardan mahrum olduğu kısacık bir süre zarfı bile Elif'e bir ömür gelmişti. 



Selin: Şimdi küçük orospum. Senin adına gecenin nasıl geçmiş olduğu inan ki umurumda bile değil. Kendi adıma ise oldukça renkli bir gece geçirdiğimi söyleyebilirim. Normal şartlar altında gecenin bitiminde senin gibi küçük orospuları ya ayağımın altına ezerim ya da klozetime atıp sifonu çekerdim. Fakat Zeynep'e vermiş olduğum sözden dolayı bunu sana yapmıyorum. Ne şanslı bir orospu olduğunu inan ki bilemezsin. Hahahaahhaah. 



Elif ne diyeceğini şaşırmıştı. O nedenle sadece, "Teşekkür ederim efendim," diyebildi. Tabii her ne kadar zor bir gece geçirmiş olsa da içten içe tatmin olmuştu. Selin'in ona her "küçük orospu" deyişinde içi kıpır kıpır oluyordu. Kendisinden yaşça olgun bir kadının ayakları altında çaresizce beklemesi onu azdırmıştı. Tüm bunların odağında ise arkadaşının annesi olduğu gerçeği pastanın üstündeki çilekti.

 

Selin yatağın üzerindeki ufaklığı alarak kapıya doğru yöneldi. Zeynep'e sesleniyordu. Zeynep hemencecik gelmişti. 



Selin: Evetttt bakalım. Söz verdiğim gibi küçük orospum sapasağlam bir şekilde burada işte. Onu biraz yormuş olabilirim ama inan ki bana kazandığı deneyimleri düşündüğümüzde ileride bana teşekkür edecektir. Ha, son olarak da kapım küçük sürtüğe her zaman açık. Tekrar vermek istemen yeterli. İyi eğlenceler şimdiden ahahahahahah. 

 


TheSoleScribe
Artist & Storyteller

TheSoleScribe

Hayal gücünün sınırlarını zorlayan, estetik ve hikaye anlatımını birleştiren dijital içerik üreticisi. Sanatın görsel diliyle yeni dünyalar yaratıyor.